Kanserden Korkma! Dolandırılmaktan Kork!

2006-07-09 19:37:00

Kanser, greçekten kesin tedavisi bilimsel olarak bilinmeyen, büyük çoğunlukla yakalanan hastaların ölümüne sebep olan çağımızın en büyük vebasıdır.

 

Kanserden daha büyük veba da, hastalığın kendisi kadar tehlikeli olan, kanseri tedavi ettiğini ileri süren şarlatanlardır. Maalesef hiçbir tıbbi eğitimi olmayan, insanların hayatıyla oynayacak kadar para hırsıyla gözü dönmüş bu dolandırıcı katiller, çok fahiş ücretler karşılığında kanseri tedavi ettiğini ileri sürmektedirler.

 

Beni arayan ve daha önce çeşitli kişilere milyarlarca lira para kaptırdığını söyleyen kişilerin çoğu, kendisinden dolandırılan bu paraları ya kredi kartı ile ödediklerini, ya da eşinin dostunun kolundaki karagün için ayırdıkları bileziklerini satarak ödediklerini, ancak hastasının durumunun daha da kötüye gittiğini söylemektedirler.

 

Bazı dolandırıcılarda, onkologları birer katil gibi göstererek insanları radyoterapi ve kemoterapi gibi bilimsel tedavilerden uzaklaştırıp, kendi uyduruk vitamin hapları ile tedavi ettiklerini iddia etmektedirler.

 

Bu dolandırıcıları iyice araştırdığınızda, insanları dolandırmak üzere bir araya gelerek dolandırıcılık çetesi kurmuş vicdansız ve tedavi ettiklerini iddia ederek insanları gerçekten ölüme götüren gerçek birer katil olduklarını görürsünüz.

 

Bugün için yapılacak en güzel şey kanseri yenebilmek için çabalamak ve araştırmaktır.

 

Eşim de kanser hastası. Radyoterapi ve kemoterapi tedavisi ile sonuç alınamayınca alternatif tedaviye yöneldik. Alternatif tedavi sonucu eşimdeki birçok kanserli hücre tedaviye kavuştu. Örneğin, en son karnında çıkan ve karaciğer zarını da kaplayan 25 cm uzunluğundaki ve bir patlıcan büyüklüğündeki kanserli tümör, alternatif tedaviler sonucu şifaya kavuştu. Daha önce bu büyük tümör, radyoterapi tedavisi ile önü kesilmeye çalışılmıştı. Radyoterapi, ozon tedavisi ve kantaron suyu içilerek yapılan tedavi sonucu daha iki ay bile geçmeden şifaya kavuştu.

 

Bu nedenle insanları aydınlatmak için, dikkatli olunması ve kanser tedavisi sırasında dolandırıcılara para kaptırılmaması, bunun hep maddi yönden cebinize, hem de manevi yönden hastanızın ölümüne neden olacağını hatırınızdan çıkarmamanız gerektiğini hatırlatmak istiyorum.

 

Unutmayın! Kanser tedavisi sokaktaki dolandırıcı ve şarlatanların tedavi edebileceği kadar kolay ve basit bir tedavi deyildir. Çok fahiş paralar ödemeniz sizi veya hastanızı ölümden kurtarmaz.

 

Bugün insanlar sokaktaki şarlatan ve dolandırıcılardan medet umuyorlarsa, bunun sorumlularının en başında, "bilimsel tedavi ve ilaçların dışında hastaya karışmam" diyerek onları sokağa bırakan Doktorlar gelmektedir.

 

Avrupa ve Amerika da hatta üçüncü dünya ülkelerinde bile fitoterapi yani bitkiyle tedavi yöntemi tıp doktorları tarafından yapılırken, alternatif ya da tamamlayıcı tıp denilen bitkiyle tedavi maalesef Türkiye'de doktorlar tarafından yapılmamakta ve reddedilmektedir. Bu konuda görüştüğümüz bazı doktorlar; yasal mevzuatın buna uygun olmadığını, bu yüzden sorumluluk alamayacaklarını söylemektedirler.

 

Unutulmamalıdır ki; hasta haklarının başında hastanın kendi tedavisini seçme hakkı da bulunmaktadır. Elbette ki, bilimsel olmayan tedavilerin doktor tarafından red edilmesi hakkı da doktorlara verilmiş bir haktır.

 

Kanseri tedavi eden kemoterapi ilaçlarının hastaya şifa vermediği belli olduktan sonra hastayı ölmesi için evine göndermek yerine, hastanın rızası ile fitoterapi yani bitkiyle tedaviye yönelinmesi bir insanlık vazifesidir.

 

Aksi takdirde insanlar sokaktaki dolandırıcı vicdansızların eline düşecek ve hem paralarından hem de canlarından olacaklardır.

 

Eşimin kanser tedavisinı yapan ve kemoterapi ilaçlarının eşimin hastalığına cevap vermediğini gördüğü anda bunu açıkça söyleyerek eşime alternatif tedavi  yapılabilmesi için fırsat veren, kendisine sormadan alternatif tedaviye başladığımız halde eşimin tıbbi kontorllarına devam eden değerli öğretim üyesi Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Yamaç hoca'ya sonsuz teşekkürlerimizi iletmeyi bir borç biliyoruz.

 

Ayrıca; alternatif tedavi konusunda bize yol gösteren ve kantaron otu kullanmamızı söyleyerek eşimin metastazını durduran ve eşimin vücuduna yayılan kanserli hücrelerin birçok yerlerde temizlenerek şifaya kavuşmasını sağlayan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı başkanı Prof. Dr. Erdoğan İnal (kendisi onkolojiden Tıp Fakültesine geçmiştir) hocaya da sonsuz teşekkürlerimizi buradan iletiyorum.

 

Yine, eşimin ozon tedavisini başarılı bir şekilde uygulayarak eşimin  şifaya kavuşmasına yardımcı olan Yüzbaşı Dr. Levent Karafaki'ye de buradan teşekkür ediyorum.

 

Kanserden Korkmayanlar Derneği Genel Başkanı olmam sıfatıyla beni arayan hasta yakınlarına yardımcı olan ve bilimsel kanser tedavisinin cevap vermediği yerde hastalarına alternatif kanser tedavisi uygulayan Bursa Uludağ Üniversitesi eski öğretim Üyesi onkolog Doç. Dr. Murat Baş hocaya da buradan teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Alternatif kanser tedavisi konusunda neler yapılabileceği konusunda beni aramak isteyenlere her zaman yardımcı olabileceğimi belirtmek istiyorum.

 

Bana ulaşmak isteyenler için:

 

Av. İlhan Demir

Kanserden Korkmayanlar Sağlık Eğitim ve Araştırma Derneği

Genel Başkanı

 

Marmara Sok.16/7 Sıhhiye/Ankara

Tel: 0312-4315680 -81

cep: 0533 7179766

 

 

171
0
0
Yorum Yaz